top of page
  • Anna Maria Beylunioğlu - Melisa Tambay

Antakya’da Noel Sofrası Lezzetleri

Güncelleme tarihi: 23 Ağu 2023

Yılın bu vakitleri, birçok Hıristiyan toplum için Noel vakti. Dini anlamının yanı sıra Noel’de aile ile bir araya gelmek, özellikle Türkiyeli Hıristiyanlar için toplumsal aidiyet hissini pekiştiren kültürel bir aktivite ve sahip olunan etno-dinsel kültürel mirası yaşatmanın bir aracı. Bu kültürel mirasın da pekiştiği en samimi ortam, takdir edersiniz ki bayram sofralarıdır.

Aslında Noel’de aile yemeklerinin öncesinde, yılın bu son bayramına yaklaşırken, Kasım ayının ortalarından itibaren mutfaklarda hummalı bir çalışma başlar.15 Kasım’da başlayıp 24 Aralık akşamı son bulan hayvansal gıdadan uzak durulan bir dönem olan Noel orucu öncesinde özellikle kiliselerde perhiz yemekleri  verilir, bugün özellikle Antakya’da bu gelenek sürdürülüyor. Herkes oruç tutmasa da insanlar bu yemek günlerinde kiliselerde bir araya gelir.

Birçok Hıristiyan topluluk gibi biz de Aralık ayı başında Noel ağacı süsleriz. Eskiden 6 Aralık gününe denk gelen Aziz Nikola Bayramı’nda evlerde Noel ağacı kurulurken, bugün artık Kasım sonu-Aralık başı ağaç kurmaya başlayan bizim gibi sabırsızlar da var. Bu günlerde çoluk çocuk tüm aile bir arada ağacı kurarken, “Noel ruhu” diyebileceğimiz bir heyecan yayılmaya başlar desek abartmış olmayız. Bu dönemi özel kılan bir diğer ritüel de -eminiz bunu yapan aileler halen vardır- Noel Baba’nın gerçekten yaşadığına inandırdığımız çocuklarımıza Noel Baba’dan ne istediklerini anlamak için mektup yazdırmaktır.  Yine bu dönemde Noel gecesi ağacın altını dolduracak hediyeleri yavaş yavaş almaya başlarız. 

Tüm bu hazırlık, bazı yerlerde 24 Aralık akşamı, kimi yerlerde 25 Aralık sabahında kilisede yapılan ayinden sonraki öğle vakti içindir. Bu öğlen veya akşamda aileyle geçireceğimiz vaktin en önemli kısmını kuşkusuz Noel sofraları oluşturur. Antakyalı Ortodoksların Noel sofralarında yer alan birçok yemek, her ne kadar yılın farklı vakitlerinde ara ara yapılabiliyor olsa da o gün ayrı bir özenle yapılır. Dolayısıyla Noel yemekleri bir hafta önce tekrar gözden geçirilir, alışveriş listesi özenle hazırlanır, malzemeler yavaş yavaş alınmaya başlar. Bir yandan da      kimin hangi mezeyi yapacağı, içli köfteleri kimin oyacağını konuşulmaya, görev paylaşımı yapılmaya başlanır. Yılın bu zamanı yurtdışında yaşayan akrabaların da sıkça memlekete ziyarete geldikleri bir dönem olduğundan, bu sofralar daha da özenle hazırlanır diyebiliriz. 

İsa Helvası - Helavet İsa - Foto: Ketrin Köprü

Yapılacak yemekler bölgeden bölgeye değişebilir, fakat her yerde önce tatlı ve tuzlu ikramlıkların hazırlandığını söylemek yanlış olmayacaktır. Altınözü’nün eski zamanlardan kalan geleneği kerebiç tatlısının yapımı bugün giderek azalsa hala yapılıyor. Antakya, Samandağ ve Mersin’de un ve pekmezle şimdilerde ise irmik ve şeker ile yapılan, içerisine muskat, damla sakızı ve kavrulmuş ceviz konulup sıkma şekli verilen İsa Helvası (Helavet Isa), hurmalı ya da cevizli mamul, tuzlu ve tatlı kurabiye  (simit de denildiği olur) Noel tatlılarının en önemlileridir. Tabii, tüm bunlara ek olarak yılın her dönemi misafirlere ikram edilmek üzere Antakyalıların evde bulundurdukları reçeller (ceviz, turunç, balkabağı) ve bir dönem sıklıkla tekellerden  temin edilen, bugün ise her evin kendi yaptığı likörler (ful ve vişne en yaygın görülenler arasında sayılabilir) evde bulundurulur.   

Uzunca masalara yapılan içli köfte ve tepsi köfte, oruk ve çorbaların aralarında olduğu birbirinden leziz yemekler bu dönemde pişirilir. Bazı ailelerin sofrasında farklılık gösterse de, bölgeye ait mezeler (humus, muhammara), Fransa mutfağından geldiği düşünülen etin ceviz ya da fıstık ile yoğrulup köfte haline getirilmesi, kızartılması ve daha sonra şarap, tereyağı ve baharatlarla beraber pişirilmesi ile hazırlanan martadella , içli köfte (bazı yerlerde tepsi köfte, hatta çiğ köfte) Noel sofralarında bulunan yemeklerdir. Yılbaşında horoz kesme gibi bir adetin köylerde olduğunu biliyoruz, fakat Noel’de tavuk ya da hindi doldurma adetinin çok sonradan Batı’dan öğrenildiğini söylememiz gerekir.

Martadella - Foto: Anna Maria Beylunioğlu

Çok bilinmese de, Antakya’da Noel sofralarının baş tacı, orucun açıldığı Noel günü bolca yapılan ve yılbaşına kadar yenen çorbalardır. Bu çorba, bazı yerlerde borani, bazı yerlerde tuzlu yoğurtla yapılan lebeniye, bazı yerlerde ise tarhanayla yapılan, içerisine içli köfteler konulan çorba olan kişk olur. Özellikle Arap Alevilerin sıkça yaptığı kişkin Samandağ’daki  Ortodoksların Noel ritüelinin bir parçası olması bir kültürel geçişliliğe işaret ediyor. Altınözünde bu geleneği yaptığını söyleyen aileler mevcut olsa da bazı aileler bu çorbanın Samandağ’ın bir adeti olduğunu söylemektedir. Bu tartışma bir yana dursun, maalesef ki, kişk bugün unutulmaya yüz tutmuş bir yemek.

İsa Mesih’in doğumunu kutladığımız bu gün, bizi biz yapan, aidiyetimizi hatırlatan kültürel pratikleri bir bütün olarak hissettiğimiz bir gün. Ağacın altında ailecek bir araya geldiğimiz, birbirimize ufaklı büyüklü hediyeler aldığımız, Noel sofraları etrafında aidiyetimizi pekiştirdiğimiz bir gün. Noel sofralarındaki bu yemekler bugün dünyanın neresinde olsun, Antakyalı Ortodoksları bir araya getirmeye devam ediyor ve Noel’i onlar için daha anlamlı kılıyor. 

Yazıyı okuyan ve Noel ruhunu bizimle hisseden herkese iyi Noeller diliyor, Antakyalı Ortodoksların Noel sofralarının merkezinde yer alan çorba adetini anmak adına, kişk çorbası tarifini sizlerle paylaşıyoruz.

Kişk Çorbası (6 kişilik)

Foto: Anna Maria Beylunioğlu

Malzemeler:

  1. Kemikli kuzu eti⎮500gr

  2. Nohut ⎮1 su bardağı (bir gece önceden ıslatılmış)

  3. Yaprak tarhana⎮250gr (bir gece önceden ıslatılmış; (Elinizde tarhana yoksa 250 gr. aşurelik buğdayı mikserde çekip ıslatıp suyunu alabilirsiniz)

  4. Beyaz lahana⎮200gr

  5. Tuzlu yoğurt ⎮300gr

  6. İçli köfte⎮24 adet (haşlamalık, etli)

  7. Sarımsak ⎮6 diş

  8. Nane⎮1 tatlı kaşığı

  9. Tereyağ ⎮1 yemek kaşığı

Tarif:

  1. Kuzu eti ve nohutu düdüklü tencerede nohutlar pişene kadar haşlayın.

  2. Tarhanaların suyu ve beyaz lahanayı tencereye ekleyin.

  3. Beyaz lahananın pişmesine yakın küçük içli köfteleri ekleyin.

  4. Tenceremiz kaynamaya başladığında tuzlu yoğurdu ekleyin.

  5. Tereyağını eritin, sarmısağı ezin ve nane ile birlikte tereyağında ısıtıp malzemeler yoğunlaşmaya başladığında naneli sarımsak sosu tencereye dökün.


14 görüntüleme

Comments


Bu platformun kendine ait resmi bir görüşü yoktur. Bu oluşum içerisinde yer alan tüm yazılar yazarların şahsi görüşüdür.  Okuduğunuz bu yazının yayın hakları nehna.org’a aittir, ilkelerimiz gereğince sitemizdeki yazıların paylaşılmasında bir sakınca görmüyoruz. Ancak paylaşım yapılırken evrensel basın ilkelerine riayet edilmesi, yazının ilk olarak nehna.org sitesinde yayınlandığına ilişkin ibare bulunması ve yazarın isminin anılması hususlarına dikkat edilmesini önemsiyoruz.

bottom of page