top of page
  • Can Terbiyeli

Antakyalı Ortodokslar da seçime hazır

Güncelleme tarihi: 17 Ağu 2023

18 Haziran 2022 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiş olan ‘Cemaat Vakıfları Seçim Yönetmeliği’ ile ilgili olarak Nehna’da 20 Haziran 2022 tarihinde Anna Maria Beylunioğlu ve Emre Can Dağlıoğlu’nun muhatapların ve azınlık vakfı temsilcilerinin ilk tepkilerini derlemeleriyle oluşturdukları kapsamlı bir değerlendirme yazısı ve 22 Haziran 2022 tarihinde yönetmeliğin hukuki değerlendirmesine ilişkin yazımı yayınlamıştık. Her iki yazı da yönetmeliğin ilk yayınlandığı dönemde ve henüz uygulama aşamasına geçilmemişken yazılmış olan yazılardı. Bu kez aradan geçen sürede yönetmelikte yapılan değişiklikler ile uygulamaya ilişkin değerlendirmelerimi yazıya dökmeye çalışacağım.

Konuya biraz ilgisi olanlar, yönetmelikle birlikte hastanesi olan vakıflar hariç olmak üzere tüm cemaat vakıflarının 2022 yılı sonuna kadar seçimlerini gerçekleştirmeleri gerektiğini hatırlayacaktır. Bu nedenle gelinen tarih itibariyle bütün vakıfların seçim süreçlerine başlamış ve gerek seçmen gerekse de aday listelerini mevzuatın öngördüğü şekilde VGM Bölge Müdürlüklerine teslim etmiş olmaları gerekmekte. Hatta bir kısım vakıfların seçimlerini yaptılar ve göreve başladılar.

Yönetmelik yayınlandığı dönemde ilk izlenimler yönetmeliğin demokratik anlamda bir geri adım olduğu konusunda toplanmıştı. Bu nedenle bu yönetmelikle seçim yapılıp yapılamayacağı konusunda şahsen tereddütlerim vardı. Ancak aradan geçen sürede, ilk tepkilerin yavaş yavaş sönümlendiği ve hemen hemen tüm vakıfların bu yönetmelikle seçime gitme konusunda hemfikir olduğu görülüyor. Tabi bunun gerekçelerinden biri çok uzun süredir seçim yapılamıyor oluşu. Vakıflar artık ne şekilde olursa olsun seçim yapıp; yeni yönetimlerini belirlemek istiyorlar. Bu yazıyı kaleme almadan önce konuyla ilgili görüşüne başvurduğum Laki Vingas da ‘‘On yıl bekledikten sonra çıkan seçim yönetmeliğinin içeriği bizi hayal kırıklığına uğrattı…. Ancak seçim yapmamak, hangi şartlarda olursa olsun seçim yapmaktan daha kötü’’ cümlesiyle yönetmeliğin içeriği ne olursa olsun artık vakıfların seçim yapmak zorunda olduğunun altını çizdi.

Bu konudaki görüş ve kaygılarımı 22 Haziran 2022 tarihli yazımda detaylı bir şekilde anlattığım için tekrar etmek abesle iştigal olacak.

Peki 18 Haziran’dan bugüne kadar neler yaşandı?

Yönetmeliğe ilişkin eleştiriler kamuoyunda dillendirilirken ruhanilerden ilk tepki Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan’dan geldi. Patrik Maşalyan, 20 Haziran 2022 tarihli yazılı açıklamasında bir an önce yönetmelik çerçevesinde harekete geçilmesi gerektiğini belirtti ve:  “Cemaatimize tavsiyemiz, bardağın dolu kısmını görerek bir an önce seçimlere hazırlanmaktır. Zaman kaybetmeye tahammülü olmayan süreçlerden geçiyoruz. Toparlanmanın ve yeniden yapılanmanın tam zamanıdır” diyerek cemaate tavsiyede bulundu.

Bununla birlikte bir kısım vakıf yöneticileri özellikle seçim bölgesi ve seçmen listeleri konusundaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla yetkililerle görüşmeler yaptı. Bunların sonuncusu 10 Eylül 2022 tarihinde yapılmış olan ve cemaat vakıfları temsilcileriyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bir araya geldiği toplantıydı. Bu toplantı neticesinde yönetmelikte bazı değişiklikler yapılmasına karar verildi. Söz konusu değişiklikler 17 Eylül 2022 günü Resmi Gazete’de yayınlandı ve yürürlüğe girdi.

Yapılan değişiklikle yönetmeliğin 6. maddesinin sonuna ‘’İstanbul ili içinde aynı cemaat mensuplarından oluşan cemaat vakfı sayısının on beşten az olması halinde seçim çevresi tüm ildir.”  fıkrası eklenerek vakıf sayısı az olan vakıfların sorunlarına bir çözüm üretilmiş oldu. Bahsi geçen yönetmelik değişikliği İstanbul genelinde 15’ten az vakfı bulunan Yahudi, Süryani, Gürcü, Keldani ve Bulgar vakıflarını kapsıyor. Ancak anlaşılan yetkililerle yapılan mekik diplomasisi tam olarak işe yaramamış ki, Ermeni ve Rum vakıfları bu kapsamda yer almıyor. Nitekim; özellikle Rum vakıfları il genelinde seçim yapılmasını talep ediyorlardı. Konuyla ilgili görüşünü aldığım Laki Vingas bu konuda en büyük mağduriyeti Rum toplumunun yaşadığını; kapsam dışında kalan Ermeni toplumunun sadece dört vakıf için il genelinde seçim yapılmasını istediğini, diğer toplumların ise bu değişiklikle mağduriyetlerinin giderildiğini ancak İstanbul’da var olan 64 adet Rum vakfının kapsam dışında bırakılmasının Rum toplumu için büyük bir hayal kırıklığı olduğunu söyledi. Bunun sebebini ise geçmişten gelen bir anlayışın devamı şeklinde yorumladı.

Yine 17 Eylül 2022 tarihli değişiklikle yönetmeliğin seçim çevresi ve seçmen sayısına ilişkin maddesinde bir düzenleme yapılarak; her vakfın içinde bulunduğu seçmen bölgesinde kayıtlı tüm seçmenlerin seçmen listesine dahil edilmesi gerektiği düzenlendi. Değişiklik öncesinde bu hususta bir tereddüt oluşmuş; bazı vakıflar seçmen listelerini sadece kendi ilçe ya da semtlerinde kayıtlı seçmenlerden oluşturmak istemişti. Bu değişiklikle bu tereddüt de giderilmiş oldu. Bu değişikliğin ardından özellikle hükümet kanadından yapılan açıklamalarda yönetmelikte başkaca değişiklik yapılmayacağı belirtildi ve vakıfların yönetmeliğin bu haliyle seçim yapması gerektiği mesajları verildi.

Hukuki Hamleler

Vakıf yöneticilerinin ve toplumun büyük kısmı yeni yönetmelikle seçime hazırlanırken Ermeni toplumu mensupları tarafından yönetmeliğin iptali talebiyle iki ayrı dava açıldı. Bunlardan ilki Beyoğlu Üç Horan Kilisesi Vakfı başkanı Av. Simon Çekem tarafından açılmış olan ve aynı zamanda yürütmenin durdurulması talebini de içeren dava iken; diğer bir dava da yine Ermeni toplumundan Av. Sebu Aslangil tarafından açıldı. Her iki davada da yönetmeliğin gerek Lozan Antlaşması gerekse de evrensel hukuk kurallarına ve Anayasaya aykırı olduğundan bahisle iptali talep edildi. Henüz her iki davada da bir netice elde edilememiş olsa da yürütmesinin durdurulmasına ya da yargılamalar neticesinde yönetmeliğin iptaline karar verilmesi ihtimal dahilinde. Böyle bir durumda ise yapılan seçimlerin meşruiyeti sorgulanır hale gelecektir.

Antakyalı Ortodokslar seçimlere hazır!

Genel azınlık toplumunda süreç sıkıntılarla devam ederken; Antakya ve çevresindeki Ortodokslar bu tartışmaların uzağında ve tamamen seçimlere odaklanmış durumda.

Antakya Ortodoks Kilisesi Vakfı başkanlığını uzun süredir yürüten Fadi Hurigil 20 Kasım 2022 tarihli seçimde yeniden başkan seçildi. İki listeyle seçime giden Antakya Kilisesi Vakfında Hurigil’in oyların büyük çoğunluğunu alması toplumun geçmiş dönemdeki hizmetlerden memnun olduğu şeklinde yorumlanabilir.

Bölgenin en kalabalık nüfusuna sahip olan İskenderun Ortodoks Kilisesi vakfında ise uzun süreli toplantılar ve istişareler neticesinde seçime tek ve blok listeyle gidilmesi kararı alındı. Önceki başkan Can Teymur’un yine başkan adayı olduğu listede yönetim kurulunun büyük oranda yenilendiği görülüyor. Aday listesinde daha önce vakıflarda görev almamış, genç ve kadın adaylar dikkat çekiyor. İskenderun’da seçimin 4 Aralık’ta yapılması kararlaştırıldı.

Bölgedeki diğer vakıfların seçim süreci ise şöyle: Samandağ Ortodoks Kilisesi Vakfı da başkan Dimyan Emektaş başkanlığında yeni yönetim adaylarıyla tek ve blok listeyle seçime gitti. 27 Kasım 2022 tarihinde yapılan seçimde yönetimde hiç kadın olmaması dikkat çekiyor. Altınözü ilçesi Sarılar Mahallesi Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı da seçime 4 Aralık günü tek ve blok listeyle gidiyor. Halihazırda başkanlık görevini yürütmekte olan Münir Balıkçıoğlu yeniden başkanlığa aday. Sarılar’da da Samandağ’da olduğu listede kadın aday bulunmuyor. Altınözü ilçesi Tokaçlı Rum Ortodoks Kilisesi vakfı ise başkan ve yönetim seçimlerini gerçekleştirdi. Mihail Şahbaz yeni dönemde başkan seçilirken, yönetimde hiç kadın bulunmuyor. Arsuz Ortodoks Kilisesi Vakfı da seçime tek listeyle gidiyor. Genç başkan adayı Cemil Turan, yeni dönemde nüfusu hayli azalmış olan vakfın sorunlarıyla baş etmeye çalışacak. Mersin Ortodoks Kilisesi Vakfında seçimler 4 Aralık Pazar günü yapılacak. Mersin’de de tek listeyle seçime gidilirken, başkanlığa Can Arap aday. Bu vakfın aday listesinde ise bir kadın aday bulunuyor.

Toparlamak gerekirse, 18 Haziran 2022 tarihli Cemaat Vakıfları Seçim Yönetmeliğinin gerek Lozan Antlaşması, gerekse de ulusal ve uluslararası mevzuatlara aykırı olduğu herkesin ortak fikri olmasına rağmen; uzun yıllardır seçim yapamayan vakıflarımız için bu yönetmelikle seçime gitmekten başka çare bulunmamakta. Antakya ve çevresindeki bazı vakıfların aday listelerindeki kadın yoksunluğu olumsuz bir tabloya işaret etse de, umalım ki bu yönetmelikle birlikte yaşanan hak kayıplarını önümüzdeki dönemde telafi edebileceğimiz demokratik bir ortam oluşsun. Bu vesileyle yeni seçilen ya da seçilecek tüm vakıf yönetimlerine başarı diliyorum.

Not: Bu yazının hazırlık sürecinde görüşlerini samimi bir şekilde benimle paylaşan Sn. Laki Vingas’a çok teşekkür ederim.

Öne çıkan görsel: Antakya Rum Ortodoks Kilisesi Facebook sayfası

4 görüntüleme

Bu platformun kendine ait resmi bir görüşü yoktur. Bu oluşum içerisinde yer alan tüm yazılar yazarların şahsi görüşüdür.  Okuduğunuz bu yazının yayın hakları nehna.org’a aittir, ilkelerimiz gereğince sitemizdeki yazıların paylaşılmasında bir sakınca görmüyoruz. Ancak paylaşım yapılırken evrensel basın ilkelerine riayet edilmesi, yazının ilk olarak nehna.org sitesinde yayınlandığına ilişkin ibare bulunması ve yazarın isminin anılması hususlarına dikkat edilmesini önemsiyoruz.

bottom of page